Fires in the Dark V1
Fires in the Dark V2
Fires in the Dark V3
Those three above are the links to the three versions of the book I have written about in here (I decided to mention again and in English after Ascender's comment here. It is a book to read, besides it's nice covers.
Well, I have not posted here about knitting for a long time, mostly because I am working now and do not have much time to knit a lot. But more important is that I feel lazy about taking pictures of what I am doing and more lazy about writing patterns which really is a work to do. So here I have this free texture pattern I first wrote, then tried but never used in a finished knitted piece (I will, some time...)
You will need multiple of 12 stitches
R1: *K3, P3*
R2: *K2, P2*
R3: *K1, P1*
sure you repeat within the *s and these three rows
Easy to knit, reversible, you can try it far quicker than I post an image of it.
Bye for the next time I am on the blog....
Saturday, April 15, 2006
Monday, April 10, 2006
Studio Friday - Room with a View

Well, this actually is how my room looked like 2 years ago. Now I have a table by the head side of my bed in front of the window where I have my computer (and many other stuff) and I still have a lot on the floor. The thing is that this is my bedroom and 'my' room as far as I am living with my parents, and my room and everything in it coming over me is the biggest brightest sign that the time to move to an apartment has already come, and&but the money I earn is only enough to rent a room just like this one so I live here for now...
Tuesday, March 28, 2006
Ucubeler Gösterisi
Bugün "Ya Şundadır Ya Bunda"yı izledim. Başörtülü yaşlı bir kadın bir kez deneyip iki kez de takla atarak bir halı kazandı. Sahnede ve elbette telvizyonda. Sonra bir tanıdiğı varmış, hastaymış, onun için Mehmet Ali Erbil'den yardım istedi, o da ilgileneceğini söyledi. Tabi takla atıp ya da atmaya çalışırken yuvarlanıp da halı kazanamayanlar da vardı, çoğu yaşlı kadınlar, aşağı yukarı 2 metrekarelik bir halı için ortalığa çıkıp takla atıp yuvarlanan kadınlar. Bir de bu programda çalışan iki zeka özürlü kardeş, iki de farklı tuhaflıkta adam, 100(?) kiloluk bir hostes kız, stüdyoda birbirinden tuhaf seyirciler, ha bir de tabi yarışmacılar. Üniversite öğrencisinden ne iş yaptıkları tam da belli olmayan kızlar, erkekler, argo laflar, dekoltenin aşmışı, orta ünlü şarkıcılar, müzikle kendini sahneye atan az giyinmiş, sıska, balık eti, güzel, çirkin, genç, yaşlı kadınlar v.s. v.s. v.s. Bu arada henüz yayında olduğunu düşünürsek programı evlerinde izleyen kitleyi de unutmamak gerek. Bu programın yayın saati de akşam haberleri öncesi. Yani çoluğun çocuğun en okuldan yeni geldiği saatler. Tabi hafta içi hergün. Hadi çocukların ve gençlerin fiziki ve ruhsal gelişimlerini bir kenara bırakalım, onu benden çok daha iyi düşünen kurumlarımız var, peki bu insanlara ne olmuş nasıl olmuş ne zaman olmuş da aylardır yayın hayatına devam eden "Ya Şundadır Ya Bunda"nIn ucube açığı hiç kapanmıyor? Ve pek de kapanacak gibi görünmüyor. İnsanlar üç beş hediye para v.s. koparmak için ne durumlara düşürüyorlar kendilerini, ve insanlar bunu sıcacık evlerinde kahkahalarla izliyor, ve insanlar bunu aylardır her gün yapıyor, ve insanlar buna eğlence diyor, ve insanlar buna aslında üzülmek, çok üzülmek gerektiğini yeterince farketmiyorlar.
Benim derdim televizyonda neyin yayınlanıp neyin yayınlanmamasıyla ilgili kesinlikle değil, televizyonda herşey yayınlanabilir, önemli olan insanların neyi izlemekten hoşlandıkları. Eğer insanlar insanların zavallılığını izlemekten zevk alıyorlarsa, ben durumun vehametini anlatacak kadar ne Türkçe biliyorum ne de başka bir dil.
Benim derdim televizyonda neyin yayınlanıp neyin yayınlanmamasıyla ilgili kesinlikle değil, televizyonda herşey yayınlanabilir, önemli olan insanların neyi izlemekten hoşlandıkları. Eğer insanlar insanların zavallılığını izlemekten zevk alıyorlarsa, ben durumun vehametini anlatacak kadar ne Türkçe biliyorum ne de başka bir dil.
Sunday, March 26, 2006
B&W Photo Challenge Shadow

Hi, this my first post for the B&W Photo Challenge. In the photo is me and the antique columns of the Asclepion in Pergamon, Turkey.
Subscribe to:
Posts (Atom)


